Topkapı Müzesi

HIRKA-İ SAADET

Hırfka-i Saadet; Peygamberimiz Aleyhisselâm'ın hırkasıdır. Bu mukaddes emanet, iki adet olduğu için, İstanbul'da iki yere adını vermiştir. Birisi Topkapı Sarayı Hırka-i Saadet Dairesinde, diğeri Hırka-i Şerif Camii'ndedir. Birincisi Hazreti Ka'b übnü Züheyr'e, ikincisi de Hazreti Veysel Karanî'ye bağışlanan hırkalardır.

HIRKA-İ ŞERÎFE

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) vefâtlarına yakın hırka-i şerîfelerini Veysel Karanî'ye vermelerini Hz. Ömer ile Hz. Ali'ye vasîyet ettiler. Veysel Karanî Hazretleri, evlenmediği ve evlâdı da olmadığı için hırka-i şerîfe kardeşi Şihâbeddîn el-Üveysîye intikâl etmiştir. Üveys âilesi, Irak ve Güneydoğu Anadolu da ikâmet ettikden sonra Kuşadası'na yerleşmiş ve uzun müddet ziraatla meşgul olup âşiret halinde yaşamıştır.

HİLÂFET VE MUKADDES EMÂNETLER

Mısır, Yavuz Sultan Selim Hân tarafından fethedildiği tarihte Hicaz, Katâde sülâlesi tarafından idare edilmekteydi. Osmanlılar Hicaz idarecilerine "Mekke Şerifi"derlerdi. Devrin Mekke Şerifi Berekât, Mısır Sultanlığı'na bağlı bulunuyordu. Mısır'ın S. Selim Hân tarafından fethedilmesi üzerine, oğlunu Yauz Selim Hân'a gönderdi. Berekât'ın oğlu beraberinde Mekke ve Medîne'nin anahtarlarıyla "Mukaddes Emânetleri" de getirdi. Yauvz Selim Hân, Mekke Şerifi'nin oğlunu merâsimle karşılamış, hürmet göstermiş ve babasını eski vazifesinde bıraktığını bildirmişti.

KUR'ÂN-I KERİM'İN İNZALİ, TERTİBİ

Kur'ân-ı Kerîm, diğer semâvî kitaplar gibi bir defada değil, 23 senede nâzil olmuştur. Âyet-i kerîme ve sûrelerin tertibi, nüzûl sırasına göre değildir. Cebrâil (a.s.), Peygamber Efendimize vahy getirdiğinde; "falân âyeti, falân yere koyun" diyerek yerlerini de bildirirdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de vahy katiplerine; "Bunu falân sûreye koyunuz" diye emrederek âyetlerin sûrelerdeki yerlerini göstermiş ve yazdırmıştır. Binâenaleyh âyetler ve sûrelerin yeri tevkîfîdir.

KÜÇÜK KIYÂMET

14 Eylül 1509'da İstanbul'u harâbeye çeviren büyük zelzele 13/14 Eylül Cuma gecesinde olmuş ve muhtelif fâsılalarla 45 gün sürmüştür. Bu büyük depreme "Kıyâmet-i Suğra" yâni küçük kıyâmet denilmiştir.

Bu zelzelede beş bin kadar insan ölmüş, 109 câmi ve mescitle 1300 ev yıkılmış, İstanbul sûrları ve Topkapı Sarayı harab olmuştur.

İstanbul ahalisi 45 gün boyunca bahçelerle, açık yerlerde yatmış ve padişah için saray bahçesinde "Çatma odalar" kurulmuştur.

MUKADDES EMANETLER

Mukaddes Emanetlerin mühim kısmı Yavuz Sultan Selim'in Mısır´ı fethinde, İstanbul'a getirildi.

Bir kısmı, Yavuz'un halifeliğini ilânından sonra Mekke Emîri Seyyid Berekât tarafından gönderildi. Geri kalanı da parça parça toplanarak Hırka-i Saadet dairesine konuldu.Topkapı Sarayı'nda bulunan Mukaddes Emanetler şunlardir :

- Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâmın hırkası, Uhud Harbinde şehid olan dişinin bir parçası, mübarek sakalının kılları, iki kılıcı, yayı, sancağı, ayak izi,, nâlini, teyemmüm taşı, Mısır Mukavkısı'na gönderdiği mektubu.

NAKŞ-İ KADEM-İ SAÂDET

"Nakş-ı Kadem-i Saâdet" Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin ayak izi demektir.

Topkapı Sarayı Hirka-i Saâdet Dairesi'nde Peygamber Efendimiz'in hâtırası olarak altı tane Kadem-i Şerif muhafaza edilmektedir.

Bunların yanı sıra Eyüp Sultan, Sultan 1. Abdülhamid ve 3. Mustafa türbelerinde de Kadem-i Şerifler bulunmaktadır.

Son derece dindar ve Resûlullah Efendimiz'e gönülden bağlı bir padişah olan Sultan 1. Ahmed Han Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ayak izi şeklinde murassa bir sorguç yaptırmış, ortasına da altın üzerine mavi minei le kendisine ait şu mısraları yazdırmıştı,

OSMANLI SARAY MUTFAĞI

Topkapı Sarayı'nın iâşesini, Fâtih Sultan Mehmed zamanında kurulduğu tahmin edilen Matbâh-ı Âmire Nezareti temin ediyordu. Matbâh-ı Âmire mutfak emini idâresinde idi. Saray halkının yemekleri mutfaklar ve helvahânelerde (mutfakda yemekler, helvahânede tatlılar, reçeller, hoşaf ve şerbetler, macunlar ve turşular) yapılırdı.

PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V.) MEKTUBU TOPKAPI SARAYI'NDA

Peygamberimizin (s.a.v.) elçiler göndererek İslâm'a dâvet ettiği hükümdarlardan birisi de Mısır hâkimi Mu-kavkıs idi. Mukavkıs, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in mektubunu fildişinden ve ağzı mühürlü bir kutu içinde muhafaza etmişti. Hicretin 1267. senesinde Mısır'ın Ahmim beldesinde eski bir manastırdaki kıbt kitapları arasında bulunan bu mektubu, Osmanlı Sultanı Abdül-mecid Hân satın almış ve altın mahfaza içine yerleştirerek İstanbul'daki Topkapı Sarayı Mukaddes Emânetler kısmında muhâfaza altına almıştır.

PEYGAMBERİMİZİN SU İÇTİĞİ KADEH-İ ŞERÎF

Saâdet asrının mutlu günlerinden birinde Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.), yanında ashâbından bazı zâtlar, Medîne'de bir yerden dönmektedir. Benî Sâide Sofası denilen mevkîde istirâhat etmek için otururlar. Allâh Resûlü (s.a.v.), Sehl ibni Sa'd'a (r.a.) dönerek "Yâ Sehl, bize su verir misin?" buyurur. Bu emri canına minnet bilen Hz. Sehl (r.a.) de tahtadan bir kap ile Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile ashâbına su dağıtır.

İçeriği paylaş