Topkapı Müzesi

KUR'ÂN-I KERİM'İN İNZALİ, TERTİBİ

Kur'ân-ı Kerîm, diğer semâvî kitaplar gibi bir defada değil, 23 senede nâzil olmuştur. Âyet-i kerîme ve sûrelerin tertibi, nüzûl sırasına göre değildir. Cebrâil (a.s.), Peygamber Efendimize vahy getirdiğinde; "falân âyeti, falân yere koyun" diyerek yerlerini de bildirirdi. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de vahy katiplerine; "Bunu falân sûreye koyunuz" diye emrederek âyetlerin sûrelerdeki yerlerini göstermiş ve yazdırmıştır. Binâenaleyh âyetler ve sûrelerin yeri tevkîfîdir.

KÜÇÜK KIYÂMET

14 Eylül 1509'da İstanbul'u harâbeye çeviren büyük zelzele 13/14 Eylül Cuma gecesinde olmuş ve muhtelif fâsılalarla 45 gün sürmüştür. Bu büyük depreme "Kıyâmet-i Suğra" yâni küçük kıyâmet denilmiştir.

Bu zelzelede beş bin kadar insan ölmüş, 109 câmi ve mescitle 1300 ev yıkılmış, İstanbul sûrları ve Topkapı Sarayı harab olmuştur.

İstanbul ahalisi 45 gün boyunca bahçelerle, açık yerlerde yatmış ve padişah için saray bahçesinde "Çatma odalar" kurulmuştur.

MUKADDES EMANETLER

Mukaddes Emanetlerin mühim kısmı Yavuz Sultan Selim'in Mısır´ı fethinde, İstanbul'a getirildi.

Bir kısmı, Yavuz'un halifeliğini ilânından sonra Mekke Emîri Seyyid Berekât tarafından gönderildi. Geri kalanı da parça parça toplanarak Hırka-i Saadet dairesine konuldu.Topkapı Sarayı'nda bulunan Mukaddes Emanetler şunlardir :

- Peygamberimiz Muhammed Aleyhisselâmın hırkası, Uhud Harbinde şehid olan dişinin bir parçası, mübarek sakalının kılları, iki kılıcı, yayı, sancağı, ayak izi,, nâlini, teyemmüm taşı, Mısır Mukavkısı'na gönderdiği mektubu.

NAKŞ-İ KADEM-İ SAÂDET

"Nakş-ı Kadem-i Saâdet" Resûlullah (s.a.v.) Efendimizin ayak izi demektir.

Topkapı Sarayı Hirka-i Saâdet Dairesi'nde Peygamber Efendimiz'in hâtırası olarak altı tane Kadem-i Şerif muhafaza edilmektedir.

Bunların yanı sıra Eyüp Sultan, Sultan 1. Abdülhamid ve 3. Mustafa türbelerinde de Kadem-i Şerifler bulunmaktadır.

Son derece dindar ve Resûlullah Efendimiz'e gönülden bağlı bir padişah olan Sultan 1. Ahmed Han Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ayak izi şeklinde murassa bir sorguç yaptırmış, ortasına da altın üzerine mavi minei le kendisine ait şu mısraları yazdırmıştı,

OSMANLI SARAY MUTFAĞI

Topkapı Sarayı'nın iâşesini, Fâtih Sultan Mehmed zamanında kurulduğu tahmin edilen Matbâh-ı Âmire Nezareti temin ediyordu. Matbâh-ı Âmire mutfak emini idâresinde idi. Saray halkının yemekleri mutfaklar ve helvahânelerde (mutfakda yemekler, helvahânede tatlılar, reçeller, hoşaf ve şerbetler, macunlar ve turşular) yapılırdı.

PEYGAMBERİMİZİN (S.A.V.) MEKTUBU TOPKAPI SARAYI'NDA

Peygamberimizin (s.a.v.) elçiler göndererek İslâm'a dâvet ettiği hükümdarlardan birisi de Mısır hâkimi Mu-kavkıs idi. Mukavkıs, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in mektubunu fildişinden ve ağzı mühürlü bir kutu içinde muhafaza etmişti. Hicretin 1267. senesinde Mısır'ın Ahmim beldesinde eski bir manastırdaki kıbt kitapları arasında bulunan bu mektubu, Osmanlı Sultanı Abdül-mecid Hân satın almış ve altın mahfaza içine yerleştirerek İstanbul'daki Topkapı Sarayı Mukaddes Emânetler kısmında muhâfaza altına almıştır.

PEYGAMBERİMİZİN SU İÇTİĞİ KADEH-İ ŞERÎF

Saâdet asrının mutlu günlerinden birinde Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.), yanında ashâbından bazı zâtlar, Medîne'de bir yerden dönmektedir. Benî Sâide Sofası denilen mevkîde istirâhat etmek için otururlar. Allâh Resûlü (s.a.v.), Sehl ibni Sa'd'a (r.a.) dönerek "Yâ Sehl, bize su verir misin?" buyurur. Bu emri canına minnet bilen Hz. Sehl (r.a.) de tahtadan bir kap ile Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ile ashâbına su dağıtır.

PÎRÎ REÎS'İN HARİTASI

Tarih kitaplarında, Amerika kıtasının 1492 yılında, Kristof Kolomb tarafından keşfedildiği yazılıdır. Halbuki bu kıtayı Osmanlılar önceden biliyorlardı. Bu hakîkat, büyük Türk denizcisi Pîrî Reis'in "Kitâb-ı Bahriye" isimli eserinde kaydedilmiş ve hicrî 872 (Milâdî 1465) yılında bulunduğu bildirilmiştir.

SANCAK-I ŞERİF

Peygamberimiz zamanında kullanılan mukaddes sancak. Topkapı Müzesi'nde Mukaddes Emanetler arasında muhafaza edilmektedir. Siyah softan yapılmıştır. İstanbul'a gelişi hakkında çeşitli rivayetler vardır. «Ukab» adı verilen bu sancak Mısır Kölemen bey-lerinden. Hayır Bey tarafından. Sultan Selim Han'a gönderilmiştir. Diğer rivayete göre ise Sultan Selim Han, Mısır'dan dönüşünde, beraberinde getirmiştir.

SARAYDA HIRKA-İ ŞERİF ZİYARETİ

Topkapı Sarayı'ndaki Hırka-i Saadet, senede bir defa, Ramazan'ın onbeşinci günü, Padişah ve devlet büyükleri tarafından merasimle ziyaret edilirdi. Bu âdet, Yavuz Sultan Selim'den son Padişah Sultan Vahidüddin'e kadar devam etmişti.

Ramazan'ın onbeşinci gecesi, Padişah, Hırka-i Saadet odasına gelirdi. Tülbend Ağası, altmış kadar yeni süngerle gümüş taslar içinde gülsuyu getirirdi. Padişah, gülsuyuna batırılan bir kaç süngerle Hırka-i Saadet sandukasının bulunduğu gümüş şebekeyi bizzat siler, temizlerdi. Diğer vazifeliler de odanın her tarafını siler, temizlerlerdi.

İçeriği paylaş